Parti il binasında düzenlenen toplantıya ilçe başkanları ve il yönetim kurulu üyeleri de katıldı. CHP İl Başkanı Devrim Dural, ön seçim sürecini değerlendirdi.
CHP İl Başkanı Devrim Dural, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Gerçekleştirdiğimiz ön seçimde hedeflediğimizin çok daha üzerinde bir oy oranına ve oy sayısına ulaştığımızı belirtmek istiyorum. Hedefimiz açıkçası yüzde seksendi; ancak toplamda yüzde 82'lik bir oy oranına ulaştık. Dayanışma sandığımızın tüm Zonguldak genelindeki oy sayısı 40.008'dir ve toplamda üyelerimizin kullandığı oy ise 12.095'tir. Toplamda kullanılan oy sayısı ise tüm Zonguldak genelinde 52.003’tür. Dolayısıyla, ilk önce bizlere destek veren tüm vatandaşlarımıza, Zonguldak il ve ilçe örgütümüze, yöneticilerimize, Cumhuriyet Halk Partisi ailesine, özellikle Zonguldak’taki hemşehrilerimize, vatandaşlarımıza ve sürecimizi kamuoyuyla paylaşan değerli basın mensuplarına, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun.
Sayın Ekrem İmamoğlu’nun seçimi kazanması şüphesiyle tutuklanmasının ardından gerçekleşen bu süreçte Cumhuriyet Halk Partisi, bu seçimi gerçekleştirerek vizyonunu ortaya koymuş ve organizasyon yeteneğini en üst seviyede göstermiştir. Hiçbir sorun yaşamadan bu seçim sürecini atlattık. Dün, yüzlerce metre uzunluğunda kuyruklar oluştu ve halkımız, kendi iradesine sahip çıkarak sandığa gitmiştir. Halkımız, geleceğe, çocuklarımıza, torunlarımıza ve kendi yaşam biçimlerine sahip çıkmıştır.
Önümüzdeki süreçte şunu rahatlıkla söyleyebilirim; hem Zonguldak’ta hem de Türkiye genelinde açık ara seçimleri kazanacağımız çok açıktır. Tüm bu yaşanan süreçlerin ve korkuların nedeni de budur. Ayrıca, Cumhuriyet Halk Partisi Zonguldak örgütünün, bir sonraki basın açıklamasında Zonguldak’taki siyasi partilerin oy oranlarını açıklayacağız. Bu konuda bizler de açıklamalarda bulunacağız. Cumhuriyet Halk Partisi’nin resmi rakamlarla önde olduğunu sizlere bildireceğiz.
Bir kez daha bu sürece katkıda bulunan herkese teşekkür ediyorum. Egemenlik kayıtsız şartsız millettindir. Millet iradesine sandığa sahip çıkmıştır. Dün burada yaşlı teyzeler, amcalar, çocuklar, gerçekten büyük bir demokrasi şöleni yaşandı. 90-100 yaşındaki insanlar, ameliyattan yeni çıkmış birçok hastayı, ben sandığın başına taşıdım. Koltuk değnekleriyle ve vücutları yara bere içinde olan insanlar, ameliyattan yeni çıkmış 2 gün önce çıkmış insanlar evlerinden gelerek burada sandığa gittiler. Çok büyük bir özveriyle bu süreci tamamladık. Seçim konusunda söyleyeceklerim şu an için bu kadar. Zonguldak, İlçe Başkanlığı ile birlikte hedeflediğinin üzerine çıkmıştır. Hedefimiz yüzde seksendi, yüzde 82'lik bir oy oranına ulaştık. Bu da bize büyük bir tecrübe kazandırdı ve sonraki süreçlerde bu başarı daha da ileriye taşınacaktır.
Geçtiğimiz günlerde Sayın Bakan Zonguldak’a geldiğinde, Zonguldak halkının büyük bir beklenti içinde olduğunu gördük. Ancak geldiğimiz noktada, Sayın Bakan, Türkiye Taş Kömürü Kurumu’na işçi alımına ilişkin hiçbir şey söylemedi. Sayın Cumhurbaşkanını atıfta bulunarak, kendi yetkisini kullanmadı. Bunu, Zonguldak’a yapılan talihsiz bir açıklama olarak değerlendiriyoruz. Çünkü Zonguldak’a geldiğinizde, burada işçi alımını müjde olarak veremezsiniz. Zonguldak, Türk Taşkömürü’nün topraklarında siyaset yapıyorsunuz. 5.000 işçi alımı Zonguldak için bir müjde değildir, bu bir zorunluluktur. Müjde kelimesini reddediyorum. Bir daha kullanılmamasını talep ediyorum. Zonguldak halkı, 5.000 işçi alımını bir müjde olarak kabul etmemelidir.
Sayın Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Görevimin başındayım" diye birkaç saat önce bir açıklama yaptı. Buradan da anlaşılmaktadır ki, Sayın Bakan’ın affını istemesine çok az bir zaman kalmıştır. Çünkü görevinin başındayım diyen birinin affı, çok yakındır. Sayın Bakan, dövizleri biriktiriyor, sizler ise ülkeyi yönetiyorsunuz, ancak bu parayı kürekle dağıtıyorsunuz. Sizin iş bilmezliğiniz yüzünden, 42 milyar dolarlık bir döviz birikimi 3 gün içinde 25 milyar dolara düşürüldü. Bu 684 milyar TL’lik zarar, halkımızın cebinden çıktı. Bu parayla her gün 41 bin lira emekli ikramiyesi verebilirdik. 684 milyar TL'lik zarar, bu ülkenin geleceğini tehdit eden büyük bir kayıptır. Bu durum, enflasyon hedeflemesinde sapmalara yol açacaktır. Dövizi tutabilmek için mevduat faizlerinin artırılması gerektiği de gündemde.
Bir açıklama yapmak durumundayım: Masumiyet karinesi hukuki bir terimdir. Anayasamızda yer alan bu ilkeye göre, bir kişinin suçluluğu ispat edilene kadar o kişi suçsuz kabul edilir. Lütfen bu ilkeye saygı gösterin. Ancak gördüğümüz kadarıyla buna saygı duyulmadığını görüyoruz. Günümüzde, suçluluğu ispatlanmamış insanlar hakkında kul hakkına giriliyor. Bu, büyük bir haksızlık ve adaletsizliktir.
Günümüzde kamu vicdanı yaralanmıştır. Bu durumu kabul etmiyoruz. Birçok Cumhuriyet Halk Partili belediye hakkında soruşturmalar yapılırken, Cumhur İttifakı'na ait belediyelerde hiçbir soruşturma görmüyoruz. Bu, tesadüf değildir ve kamu vicdanı bu durumu kabul etmemektedir.
Son olarak, bir örnek vermek gerekirse; sabahın erken saatlerinde veya gecenin geç saatlerinde vatandaşlarımız et ve süt kurumlarında ucuz et almak için uzun kuyruklarda bekliyorlar. Bu, Türkiye’nin geldiği noktayı gösteriyor. Adaletsizliği ve yoksulluğu hepimize dayattınız. Bu durumu kamuoyunun dikkatine sunmak istiyorum. Artık, "Adalet ve Kalkınma Partisi" isminin kendisiyle örtüşmediği çok açık. Kalkınma kelimesi yerine, Nasrettin Hoca’nın masalları yerleşmiştir. Bu topluma masallar anlatmayı bırakın ve doğruları söyleyin.
Toplum kandırılmamalıdır. Kamu vicdanı yara almıştır. Bu ülke yönetilemiyor. Bir an önce sandığı getirin ve erken seçim yapın. Bu toplumun sizlere artık inanması mümkün değildir. Bu adaletsizliği bir kenara bırakın. Teşekkür ediyorum. Saygılar sunuyorum."