Aşçı değilim. Gastronomi üstadı havası basanlardan da olmadım. İstanbul, Edirne, Manisa, Tokat, Artvin, Lefkoşa, Zonguldak, Ankara gibi illerde, evimden uzakta yaşadım/yaşıyorum. Haliyle mecburen teme...
Paramızı lüks uçaklara, fasa fiso eşyalara, altın musluklara, yüksek manyetik alan (SAR) yayan tehlikeli/lüks telefonlara yatırdığımız sürece ileri / zengin / lider ülke olamayız.
Çok saldıran, hakaret eden olacak ama derlediğim bilgileri yazayım...
Bu yazı daha çok gençler için yazılmıştır. Zira bu konular okullarda asla kapsamlı biçimde anlatılmaz.
1995 yılında babam vefat etti. Akpınar Mahallesindeki Balcı Camii'ne gittim. “Cenazemiz var” dedim. Görevli imam “Tamam, geliriz” dedi.
Beslenme uzmanı değilim. Kimseye akıl vermek için yazmıyorum. Herkes kendinin hekimi olmalıdır.
Din alimi / uzmanı değilim. Ortalama bir vatandaşım. Kendimi Türk olarak görüyorum. Diğer etnik gruplara “Türklük kavramına saldırmadıkları sürece” saygılıyım.